EĞİTİM OKULLA SINIRLI DEĞİLDİR: ENGELLİ BİREYLER İÇİN HAYAT BOYU YAŞAM DESTEĞİ
Engelli bireyler için eğitim, belli bir yaşta başlayıp belli bir yaşta biten bir süreç değildir. Eğitim; doğumla başlar, hayatın son anına kadar devam etmesi gereken bir yaşam yolculuğudur. Bugün en büyük sorunlardan biri, engelli bireylerin eğitim ihtiyacının okul yıllarıyla sınırlı sanılmasıdır. Oysa hayat okuldan ibaret değildir. Hayat; sokakta, işte, hastanede, dijital dünyada ve insan ilişkilerinde devam eder.
Günümüz şartlarında birçok engelli birey eğitimden koptuğu anda hayattan da kopmaktadır. Özel eğitim belli bir yaşta sona eriyor, destekler azalıyor, rehberlik hizmetleri bitiyor. Bu noktadan sonra birey yalnız bırakılıyor. Oysa engellilik zamanla azalan değil, farklılaşan bir ihtiyaçtır. Yaş ilerledikçe fiziksel güç değişir, psikolojik yük artar, sosyal uyum zorlaşır. Eğitim kesildiğinde bireyin iç dünyasında sessiz bir çöküş başlar.
Görme engelli bir birey çocukken yönelim ve hareket eğitimi alıyor, büyüdüğünde ise erişilemeyen dijital sistemlerle baş başa kalıyor. Banka uygulamaları, kamu hizmetleri, iş başvuruları hâlâ erişilebilir değil. Bu durumda birey yalnızca teknik bir sorun yaşamaz; özgüveni zedelenir, kendi kararlarını sorgular hale gelir. Eğitim devam etseydi, değişen dünyaya uyum sağlama becerisi de gelişirdi.
İşitme engelli bireyler için durum farklı değildir. Okul çağında desteklenen iletişim becerileri, yetişkinlikte kamu alanlarında yok sayılıyor. Hastanede, adliyede, iş görüşmesinde tercüman bulamamak, bireyi görünmez kılar. Bu görünmezlik zamanla içe kapanmaya, yalnızlığa ve ruhsal yorgunluğa dönüşür. Yaşam boyu iletişim ve sosyal uyum eğitimi verilmediğinde birey kalabalıklar içinde kaybolur.
Bedensel engelli bireyler çocukken rehabilitasyon alır, büyüdükçe bu destekler kesilir. Oysa yaş ilerledikçe hareket kabiliyeti değişir, şehirler daha yorucu hale gelir. Rampası olmayan kaldırımlar, çalışmayan asansörler, erişilemeyen toplu taşıma; bireyi eve hapseder. Eğitim ve destek süreklilik göstermediğinde kişi sadece bedensel değil, ruhsal olarak da yorulur.
Zihinsel engelli bireyler için eğitim hayati bir süreklilik gerektirir. Eğitim kesildiğinde kazanımlar hızla kaybolur. Günlük yaşam becerileri geriler, sosyal ilişkiler zayıflar. Aileler tükenir, birey yalnızlaşır. Oysa yaşam boyu eğitim; bireyin kendini güvende hissetmesini, değerli olduğunu bilmesini sağlar.
Engelli bireyler için eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir. Eğitim; hayata tutunmaktır, özgüven kazanmaktır, insan olduğunu hissettirmektir. Psikolojik destek, sosyal uyum, mesleki yönlendirme ve bağımsız yaşam becerileri bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Eğitim kesildiğinde hayat daralır, umut azalır. Eğitim sürdüğünde ise engeller küçülür, insan güçlenir.
Bu gerçeği artık herkes anlamalıdır. Engelli bireyler için eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Doğumdan ölüme kadar devam etmelidir. Çünkü eğitim bittiğinde sorunlar başlar, eğitim sürdüğünde hayat devam eder.
Yorumlar
Kalan Karakter: