VAH EMEKLİM VAH
Prof. Dr. Cevdet Bozkuş
Ölmüşsün ağlayanın yok
Sırtını sıvazlayan çok.
Çünkü seni oy deposu görüyorlar.
Yıllarca ülkesine ve milletine hizmet etmiş, süresi dolunca artık yeter demiş ve emekli olmuş. Aslında biliyor ne duruma düşeceğini ama mecburdu olmaya. Ya borcu vardır, ya çocuğunun evlenmesi gerekiyor ya da başka sıkıntılarını çözmesi gerekiyor.
Ne bilsin ki emekli ikramiyesi kuşa dönmüş. Eskiden emekli olan aldığı ikramiye ile ev alabiliyordu. Hatta araba. Şimdi ise çalıştığı yıllardaki kredi kartı borcu ve diğer borçlarını kapatma peşinde. Evet emeklinin geldiği nokta bu.
Ey insafsızlar bir de emekli olunca maaş pat diye yarıya düşüyor. Sonra yıllar içerisinde nereyse dört de bire düşüyor. Yüzsüzler ne diyorlar ‘’ Düşük de olsa her ay maaş alıyorlar. Şükür etmeliler’’. İşte bu utanmazlardan emekliye bakışları.
Emekli ne ister.
Aslında istediği çok bir şey yok. Yat, kat istemez. Villa istemez. Dünyayı geziyim tatil yapıyım diye bir derdi yoktur. Çünkü olmayacağını bilir. Onurludur ve ülkesini hala çok sever. Çok şey istemezler. İstedikleri,
- Ev kirasını ve zorunlu giderlerini karşılayan bir maaş
- Yıllarca hizmet ettiği devletinden değer verilmesini ister.
DİSK Araştırma Merkezinin raporuna göre temmuz 2025 de emekli ve diğer hak sahibi 15.9 milyon kişi. Bunun yaklaşık 8.3 milyonu memur, işçi ve bağ-kur emeklisi.
Evet seçmenin nerdeyse dört de biri emekli ve dul yetim. Uyanık siyasiler bunu göz ardı edemezler. Ne yapmalılar ona göre politika üretmeleri lazım.
- Muhalefet dürüstçe rakam veriyor ve emekli maaşını yükselteceğim diyor.
- İktidar partileri ise sırtını sıvazlıyor. Duygu sömürüsü yapıyor. İleride artıracağım diyor. Yıllardır bunu hep yapıyor. Hatta 2024 yılını da emekli yılı ilan etmişlerdi. Ama emekli sürünmeye devam ediyor.
EMEKLİ NE DURUMDA
Emekli iyi durumda değil. Yaşamıyor resmen sürünüyor.
- Evi olan aldığı maaş zorunlu giderlerini karşılamaya çalışıyor. Marketlerde ucuz ürün günleri takip eden, pazarda ucuz gıda peşinde olan. Eczaneden ilacını alamayan. Torununa harçlık veremediği için utanan. Evinden dışarı çıkmayan. Doğduğu yeri çok özlemesine rağmen gidemeyen. Devlet unuttuğu gibi öyle emekliler var ki yakınları ve çocukları da unutmuş.
- Evi olmayanlar kira ve giderleri yüzünden borç batağında. Eşini kaybedenler ucuz otel odaları, bakım evleri ya da yakınlarının yanında sığıntı gibiler.
- Kısaca emekliler huzuru ve mutluluğu unutmuş, açlık, yoksulluk, sefalet içinde dışlanmış, yalnızlığa itilmiş olması bu devletin bir ayıbıdır.
Herkese para var emekliye gelince yok. Sise tavsiyem o kötü alışkanlıklardan vazgeçin.
- İsrafı artık bırakın ve siyaset de ahlak yasasını çıkarın
- Yolsuzluk ve rüşveti önleyin
- Tanıdık şirketlerin vergi borcunu silmeyin.
- Yap işlet devret proje garanti ödemelerini biraz erteleyin. Bakın o zaman nasıl para olur. Emekli ve herkese para bulmuş olursunuz. Ama yapmazsınız. Çünkü sizin derdiniz başka.
Ama 2026 yılı bütçe görüşmelerinde, iktidar partisi ile destek olan partinin emeklilerin hoşuna gidecek sözleri tam bir fiyasko çıktı. Bakın ne demiştiler.
Sayın Erdoğan ‘’Emeklilerin taleplerine hiçbir zaman kulak tıkamadık. Emekliler bizim başımızın tacıdır.’’ dedi. Baş tacı olmak ne güzel. Peki geçinemiyor ise bu baş tacı lafının bir kıymeti var mı? Bence yok. Hani sırtını sıvazlama işi.
Asıl Sayın Bahçeli bir konuştu ve pir konuştu. O gece emekli o sözleri duyunca gece uyumamıştır. Sözünün eridir, der ve dediğini yapar. Bende umutlanmıştım. Ama sözünün eri çıkmadı.
Bahçeli ’’ Emeklilerimizin derdi derdimiz, beklentileri beklentimizdir. En düşük emekli maaşı alan ve sayıları yaklaşık 5 milyona yaklaşan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onlar üzülürken biz de rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımak zorundayız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız. Hepsine hürmetlerimizi sunuyoruz." dedi. Daha ne desin. Gel de güvenme. Sonra ne oldu.
Emekliyi sefalet ücretine mahkum ettiler. Yani Bahçeli’nin sözleri lafta kaldı. Sözünüz dinlenmiyorsa o lafları niye ettiniz. Yine sözünüzde durmadınız. Bu alışkanlık haline geldi.
Şimdi Bahçeli’ye sormak istiyorum.
- Bu iktidar bu kadar başarısız.
- Ülke sorunları almış başını gidiyor.
- Yargı sistemi bozulmuş.
- Siyaset den zenginleşen yüzsüzler her gün artıyor.
- Milletin çoğunluğu memnun değil ve seçim istiyor.
- Sizi artık dinlemiyorlar. Emekli ve yargı ile ilgili sözlerinizi havada kaldı.
- Hala destek oluyorsunuz. Neden destek olduğunuzu açıklayın da bilelim.
Bu iktidarın ülke ve millet diye bir derdi yok. Hele emekli diye bir derdi hiç yok.
Emeklim sana sefalet ücreti reva görüldü. Geçinemediği için emeklinin %65.7 si çalışmak zorunda. Sana değer vermeyene sen de değer verme.
Artık palavra siyasetine son ver.
Yorumlar
Kalan Karakter: