YÜZYILIN YOLSUZLUĞU DEDİLER
Prof. Dr. Cevdet Bozkuş
Diyenlerden başka inanan olmadı.
Peki paralar nerde? Yolsuzluk var orta da para yok. Ama bir türlü bulamadılar. Çünkü bir yolsuzluk yok. Bir yalan ve iftira var. Tertemiz o adama bunu yaptılar ve utanmadan yüzyılın yolsuzluğu dediler.
Millet buna inanmadı. Çünkü bu bir kumpastı.
Ama bu millet asıl yolsuzluk yapanların paraları ABD ve İngiltere’ye nasıl götürdüklerini çok iyi biliyor.
Bana yolsuzluk yaptı diyenler bari temiz olsalardı insanın zoruna gitmezdi. Ama alasını yapacaksın sonra başkalarını yolsuzlukla suçlayacaksın. Hani bir laf var ya ‘’ Her kişi kendinden bilir işi.’’ Zannederler ki herkes de sizin gibi. Yok kardeşim onurlu ve şerefli olmak çok daha önemlidir.
Bakın Uluslararası Şeffaflık Örgütü ne diyor.
2025 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) raporuna göre, Türkiye 182 ülke arasında 124'üncü olmuş. Yani yolsuzluk da 123 ülkeyi sollamışız. Şimdi bu iktidar siyasi rakiplerini yolsuzlukla suçlamaya kalkıyor. Hani olsa da suçlasın.
Bakın iktidar ortağı MHP Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili "AKP siyaseti zengin olma yolu yaptı. Herhangi bir yerde rant varsa onu peşkeş çekmekle başlar." diyor. daha ne desin.
YIL 2019. SİYASETDE BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU
İBB seçimini kaybettiler. Fazla tanınmayan CHP adayı az oy bir oy farkıyla da olsa seçimi kazandı. Bir rant şehri olan İstanbul ellerinden gitmişti. Şok olmuşlardı ve kabul etmek istemiyorlardı. Hile var dediler. Seçim iptal edilmeliydi. Evet YSK da o tertemiz seçimi iptal ettirdiler. Ama İstanbul seçmeni bu haksızlığa rıza göstermedi. Yenilenen seçimde büyük bir oy farkı ile hak edeni kazandırdı. Artık İstanbul ellerinden gitmişti. Seçimi ‘’kimsenin hakkını yemem ve hakkımı da yedirmem’’ diyen Ekrem İmamoğlu kazanmıştı. Artık tüm Türkiye tanıyordu. Çalıştı ve başarılı oldu ve 2024 seçimini de kazandı.
Yeni bir siyasi lider gelmişti. Partisinde değişimin öncüsü oldu. Partisinin oyu artmaya başladı. Arkasından Cumhurbaşkanı adayı olmuştu. Anketlere göre seçim olsa kesin kazanıyor. Artık iktidarın korkulu rüyası olmuştu. Bunu önlemek için bir şeyler yapmaları gerekiyordu.
Bir planı hazırlandı. Suçlanması ve tutuklanması gerekiyordu. Bir Bakan yardımcısı İstanbul Başsavcısı yapıldı. Bir soruşma başlatıldı. Şafak operasyonları hem kendisi hem de arkadaşları tutuklandı. Artık plan devreye girmişti. Yaklaşık bir yıl sonra hazırlanan iddianameye göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyede çıkar amaçlı bir suç örgütü kurmuş ve arkadaşları ile birlikte büyük bir yolsuzluk yapmışlar. Öyle bir yolsuzluk ki buna yüzyılın yolsuzluğu dediler. İddia bu. İnsafsızlar bu adam;
- Dört seçimde sizi yenmiş ve İBB Başkanı olmuş
- Başarıl çalışmaları ile vatandaşın gönlüne girmiş
- Artık Türkiye’yi yönetecek konuma gelmiş. Yolsuzluk yapacak ve kendini bitirecek hadi be buna ne akıl inanır ne de mantık.
Öyle dediler. Neye dayanarak dediler. Buldukları iftiracı gizli tanıkların yalanlarına dayanarak dediler. Ortada ciddi bir delil ve kanıt yok. Bir mahkeme kararı yok ama dediler. Bir kumpas hazırlanmıştı ve inandırıcı olması gerekirdi. Tabi ki yüzyılın yolsuzluğu diyerek kamuoyunu inandıracakların zannediyorlardı. Yani olmamış yolsuzlukları olmuş gibi bir senaryo yazdılar ve oyunu oynadılar. Açılan soruşturma sonrası dava açıldı ve görüşmeleri başladı. Peki buna kimler yüzyılın yolsuzluk davası diyor.
- İstanbul Başsavcılığı iddiası
- AKP ve MHP yöneticileri
- Tüm muhalefet partileri, hukukçuların çoğunluğu ve insan hakları örgütleri bunu siyasi bir dava olarak gördüler.
Peki millet ne diyor.
Kamuoyu yoklamaları ve anket sonuçların göre millet çoğunluğu bunu bir siyasi hesaplaşmadır diyor. Bekir Ağırdır yönetimindeki Veri Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre toplumun %69’na göre İmamoğlu davası siyasidir.
Bütün bunlara rağmen yüzyılın yolsuzluk davası dediler ve milleti inandırmak içinde insafsızca bir yol izlediler.
GÖZALTI VE TUTUKLAMA TAM BİR SKANDAL
Bir suç örgütü algısı yaratmak için her türlü çirkin yola başvurdular. Eğer bu bir hukuki dava olsaydı, davet edilirlerdi ve ifadeleri alınırdı ve tutuksuz yargılama yolunu seçerlerdi. Ama ne yaptılar. Öyle bir insafsızca yolu seçtiler ki hukuk adına bir skandal yaşattılar.
- İBB Başkanı bir şafak operasyonu ile yüzlerce polis eşliğinde çok büyük bir suçluymuş gibi gözaltına aldılar.
- 4 gün emniyet de nezaret de tutuldu
- Sonra tutuklandı. Hala tutuklu.
- Ayrıca her hafta İBB de yapılan şafak operasyonlar ile çok büyük bir yolsuzluk algısı yaratmaya çalıştılar.
- Tutuklananlar sanki çok büyük suç işlemişler gibi emniyet den bir sıraya dizilerek çıkarıldılar.
- Sayısız gizli tanıklar ile bir suç örgütü havası verdiler.

Prof. Dr. Ümit Özdağ bir düşman hukuku uyguladınız. 16 milyonun seçimle gelmiş Belediye Başkanı bu şekilde göz altına alınması bir hukuk skandalıdır.
Prof. Dr. İzzet Özgenç, Cumhurbaşkanının eski hukuk danışmanı. Hukuk alanında atılan adımların yanlış olduğunu belirterek, "Yanlışların yanlışla telafi imkanı bulunmamaktadır. Hukuka geri dönülmesi kaçınılmazdır" diyor. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'yla ilgili süreci baştan sona eleştirdi. Erdoğan'a gönderdiği mektubu paylaşan Özgenç, diploma kararının iptali ve gözaltı işlemlerinde hukuki bir zemin bulunmadığına işaret etti.
Organize suç örgütü lideri, ahtapot gibi kolları olan bir örgüt ve hatta daha heybede büyük turp var diyerek bir algı örgütü ürettiler. Daha sonra;
- Diplomasını iptal ettiler.
- Casusluk yakıştırması yaptılar.
- Sayısız gizli tanıklar ve baskı ile etkin pişmanlıktan yararlanan tanık ifadeleri ile kanıt, delil ve belge olmayan bir soruşturma yaptınız. Ancak gizli tanıkların bazıları kayıp, bazıları istifa etmiş ve bazıları ise söylemediklerinin iddianamede yer almasından rahatsızlar.
- Her davasında hakim değiştirildi.
- İstanbul’da 8000 bilirkişi var ama her dava ve kovuşturmaya aynı bilirkişi atandı
- İstanbul’da resimleri, afişleri, videoları ve sesini yasaklandı.
- Avukatı bile tutuklandı.
Özgür Özel hazırlanmış olan iddianamede için delil yok kanıt yok tek kuruş alan yok, sadece gizli tanık iftiraları var diyor. Buna yolsuzluk diyorlar. Hem de yüzyılın yolsuzluğu diyorlar.
İktidar yetkilileri dediği gibi ilginç olan Devlet Bahçeli’de diyor. Neye dayanarak diyorlar. Trol gazetecilerin yaygarası. Ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı yok. Yarın mahkemede aklanırlarsa yalancı ve iftiracı durumuna düşersiniz.
Şimdi buna tarafsız bir yargı diyeceksiniz. Millet öyle demiyor. Peki bütün bunlar neden yapılıyor.
Özgür Özel ‘’ Tek suçu var dört seçimde bunları yenme suçu’’ Şimdi de;
Cumhurbaşkanı adayı olması.

Madem yüzyılın yolsuzluğu diyorsunuz. Eğer bu iddianıza güveniyorsanız. TRT bu davanın duruşmasını canlı yayınlasın. Suçlananlar da istiyor. Bahçeli de istiyor. İddianame çıktıktan sonra şimdi istemiyorsunuz. Meclis de kanun değişikliğine hayır dediniz. İddia edilenler doğru olsaydı bu canlı yayın olurdu. Hodri meyden duruşma canlı yayınlasın, millet de izlesin ve kararını versin. O zaman ak koyun kara koyun belli olsun.
Bir zamanlar FETÖ yargıyı ele geçirmişti. Bu ülkeye Balyoz ve Ergenekon cinayet davaları yaşattılar. Birde savcı Öz vardı. Kahraman olmuştu. Kurşun geçirmez araba tahsis edilmişti. Gizli tanık iftiraları ve sahte belgelerle çok değerli insanları zindanlara attı. Genelkurmay Başkanını terör örgütü lideri yaptı. O hain sonra bir sıçan gibi kaçtı.
Neredeler o hainler. Çoğu tutuklu bir kısmı da kaçtı. Ama bu ülkeye ve bu ülkenin suçsuz günahsız insanlarına çok zarar verdiler. Onun için hangi iktidar olursa olsun yargı her zaman tarafsız olmalıdır.
DEM Eş Genel Başkanı Tuncay Bakırhan iddianame bakın neler diyor.
- 3900 sayfalık ithamlarla dolu bir iddianame çıktıİddianame değil adeta bir labirent
- Bir nedensellik arıyorsunuz nedensellik yok içine girdikçe kayboluyorsunuz.
- İddianame bir kapıya bir doğruya çıkmıyor.
- Ne kadar okursa oku tamam mesele buymuş diyemiyorsun çünkü iddianame parçalı, maskeli, kaygan ve yüzeyde kalan bir yorumlama çabası içeriyor.
- Neymiş en önemli isnat edilen suçlardan birisi ikisini sayacağım.
- CHP de güçlenmek istediler. Bir siyasetçinin kendi partisi içerisinde güçlenmek istemesinin neyi suç. Bizde onu yapıyoruz. İnşallah hakkımızda dava açmazlar.
- Partisinin Cumhurbaşkanı adayı olmak istedi. Bundan doğal ne olabilir. Bunun neyi suç.
Şimdi suçsuz ve günahsız Belediye Başkanları zindana atıldılar. Yüzyılın yolsuzluğu dediler. Neden tutuksuz yargılama yok. Neden belli. Başarılı çalışmalarını engellemek ve cumhurbaşkanı adayı olmasının önüne geçmek. Özgür Özel İBB için hazırlanmış olan iddianame için iftiralarla dolu bir iftira name olduğunu söylüyor. İstanbul da 41 ağır ceza mahkemesi var. Aylardır bu davanın 40. Ağır Ceza Mahkemesine verileceği yazıldı ve söylendi. Evet aynen öyle oldu.
- Davanın görüldüğü Silivri cezaevi çevresinde alınan olağanüstü tedbirlerin bir terör örgütü davası havası varmış gibiydi.
- Mahkeme heyeti tecrübesi tartışılıyor olması
- Örgüt lideri diyorsun ama söz hakkı vermiyorsun.
- Salonda iddia makamıyla savunma avukatlarının eşit koşullarda olmaması
- Mahkeme başkanının duruşmanın ilk günündeki tavırları. Senli benli konuşması. Sanık Ekrem hitabı üzerine gelen tepki sonrası yakın ve akrabaların salondan çıkarma istemesi
- Gizli tanıkların tutarsız ve çelişkili ifadeleri ile tel tel dökülmeleri.
- Kısaca duruşmanın daha ilk günlerinde alınan önlemler, duruşma salonunda yaşananlar taraflı bir yargı önünde bir siyasi davanın görüleceği görüntüsü vermiştir.
Gördüğünüz gibi sizden başka herkes bunun bir siyasi dava olduğunu söylüyor. Ortada bir yolsuzluk yok, bir mahkeme kararı yok.
Yüzyılın yolsuzluğu demek tam bir iftiradır.
Yorumlar
Kalan Karakter: