Partiler kime hizmet eder?
Her ne kadar adına demokrasi desek de burjuva demokrasisi aslında,tekelci sermayenin çıkarlarına hizmet eden partiler topluluğudur. Bir parti ile gitmiyorsa, gelecek seçimlerde alternatif partiyi
Aynı davranışlara, uluslararası tekelci sermayenin çıkarları için dünyanın mazlum ülkelerine uyguladıkları saldırganlıklara,dünya kamuoyu olarak hep birlikte şahidiz. Bir taraftan gelişmekte ve yoksul ülkelere karşı, burjuva demokrasisini bir cennet rejimiymiş gibi lanse edeceksin, diğer tarafta insanlığa zulüm ve katliam
yapmış olacaksın. Bizde Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ekonomik ve siyasi anlamda kendimize Avrupa’yı örnek seçtik. Onların bu sömürüye ve zulme dayanan rejimlerinin ismini, “muassır medeniyetler” koyduk ve hedef olarakta, muassır medeniyetlerinin üstünde yer almayı belirledik. Ancak yürürlükte uzun yıllar tek parti yönetimi ile idare edildik.
Sonra çok partili rejimi benimsedik, ancak alt ve üst yapıdaki yetersizliklerimizden dolayı
burjuva demokrasisini o gün, bu gündür yüzümüze bulaştırdık. Bazen demokrasiyi içimize sindiremedik gibi laflar ediliyor. Burjuva kazığını mide nasıl hazmetsin? İktidar olabilmek, iktidarı devam ettirebilmek ve sermaye sınıfını memnun edebilmek siyasi partiler için kolay hazmedilecek konular değildir. İşin içine kazık atmaya varan menfaatler mücadelesi girince, sistem haktan ve hukuktan kopar, günah ve ayıp bildiğimiz her şey, normal bir düşünce ve davranış olarak kabul edilir.
Bir partiye şu veya bu şekilde kapağı atıyor, milletvekili veya belediye başkanı seçiliyor. Niyet helal haram demeden menfaat sağlamak ise,iktidar partileri cazip olanıdır. Belediyelerde ise iktidar veya muhalefet olmak farketmez. Ne zamana kadar? Hırsızlıklar, yolsuzluklar ortaya çıkıncaya kadar. Kurtarabilmenin yolu, can simidi olarak görülen iktidar partisi saflarına katılmaktır.
İktidar partileri kısa vadede bir şeyler kazandıklarını sanırlar. Ancak yanıldıklarını anlayacaklar. Devletin ve milletin malını çalıp kul hakkına giren, Peygamber Efendimizin (sav) dahi namazını kılmadığı bu kişilere sahip çıkmak veya varsa içinde onları da barındırmak ne kadar hayırlı olur? Hz Ömer (ra) “ Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa, onun hesabını benden sorarlar” diyor. Eğer bir koyunun dahi hesabı soruluyorsa, kamu mallarını talan edenler için nasıl bir hesap günüyle karşılaşacakları ürkütücüdür! Bu tür insanlara sahip çıkmak, bizim ahiretimizi de yakar.!
Yorumlar
Kalan Karakter: