CHP lideri AK Parti içine almak pek yararlı olmaz!
3 Kasım 2002 genel seçimleri sonrasında seçmen Ak Parti ve CHP hariç, bütün partileri seçim barajı
Derviş’in programının hayata geçebilmesi için aynı zamanda siyasi istikrarada ihtiyaç vardı. Halkın mevcut koalisyon hükümetine güveni kalmamıştı. 2002’de yapılan genel seçimlerde Ak Parti yek başına iktidar oldu. ABD ve Genel Kurmayın bazı engellemelerine rağmen Ak Parti, ekonomik ve demokratikleşme meselelerini birlikte yürüttü. Başbakan ve Genel Başkan Tayyip Erdoğan ve yapılan icraatlarla birlikte parti, samimi bir seçmen tabanına sahip oldu. Partinin önü birçok kez kesilmeye çalışılsa da, parti tüm bu engelleri halkın
desteği ile aşabildi.
Her bir saldırı partiyi ve Tayyip Erdoğan’ı çok daha güçlendirdi. Ben o zamanlar diğer partilere, gidişata bakarak “ darbeler dışında, Ak Partiyi hiçbir parti yıkamaz. Bu durumda Ak Partiyi içten yine Ak Partililer yıkar” diyordum. Seçim sistemi değişti, 50+1 diye ucube bir sistem getirildi. Bu sistem gereği MHP ile ittifak kurma zorunluluğu doğdu. Parti kurulduğunda partiye yeni gelenleri kendimize benzetecektik. Ancak nefisleri gereği birçok arkadaşımız onlara benzedi. Parti içerisinde bizden olmayanlara önemli sorumluluklar verdik, adamlar dağdan gelip partilileri kapı dışarı ettiler.
Velhasıl kelam bugüne kadar partinin 3-Y formülünü ( yolsuzluk- yoksulluk-yasaklar) bir kenara koyarak gelmiş bulunduk. Ben CHP’yi ciddi bir rakip olarak görmüyorum. Siyasi kimliği olmayan,
birbirini yemeyi ilke haline getirmiş, iktidarın bazı zaaflarından beslenmeye çalışan, ülke sorunlarına
ilgisiz bir parti. Seçimlerde kazandığı 3-5 belediyeyi hırsızlara teslim eden bir parti. Ak. Parti , CHP’nin bu zaafından faydalanarak CHP’yi CHP’lilere yıktırmanın peşinde. Bence uğraşmaya. değmez, dışarıdan müdahale bir yerde birleştirici olur.
Elin hırsızını içimizde barındırırsak, seçmene karşı da zor duruma düşülür. Onların partiye katılımı Ak Partilileri değil, AKP lileri sevindirir. Onlar kendilerine güç bulurlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: