İki ahlaksızın ettikleri!
Mahallede her türlü ahlaksızlığı ile ün yapmış bir zorba var. Kendisi uzak şehirden gelmiş biri.
katillerdir. Kendileri ahlak sahibiymiş gibi, mahalle halkına ahlak dersi vermeye çalışıyorlar, kendilerine
uymayanları öldürüp yok etmeye çalışıyorlar. Ortadoğu’nun başına bela kesilen bu ahlaksız ikiliden binlerce kilometre uzaktan geleni ABD, mahalledeki kendinden ahlaksız olanı ise İsrail’dir. ABD Irak’a niçin nükleer silahlar yapıyorsun? diye soruyor, Irak yapmıyorum diyor.
Yalan söylüyorsun diyor ve Irak’ı işgal ediyor. Irak kalkıp da,”Sana ne? Sen niye her gün ayrı bir nükleer bomba geliştiriyorsun, onu görmüyorsun, on binlerce kilometre uzaktan gelmiş bana karışıyorsun” diyemiyor. Ortadoğu ülkelerinin çoğu krallık ve diktatörlüklerle yönetildiği için, bu ülkelerde ABD mevcut yöneticilere karşı sivil halktan bir muhalefet yaratmakta fazla zorlanmıyor. ABD onlara özgürlük
vaadediyor, demokrasi ve ekmek vaadediyor ve Kral ve diktatörün baskısından yılmış olan toplulukları mevcut rejime karşı örgütleyebiliyorlar.
ABD Irak topraklarına girdiğinde, Saddam yanında ne ordusunu, ne da halkını bulabildi. Kaddafi’de
aynıydı. ABD bu ülkelere özgürlük ve ekmek vaadetmişti. Daha sonraki süreçlerde Irak- Libya
halkı, ABD’nin zulmü karşısında Saddam ve Kaddafi’yi çok aradılar. İş işten geçmişti. Çünkü hepsi Pezevenklikten gelme ABD başkanlarının ağına düşmüştü.
Demokrasi karpuz değil ki ihraç edilsin! Demokrasi halkın kendi tercihidir. Daha sonra bu ahlaksız ikili Filistin’e saldırdılar. Filistin’de soykırım başlattılar. Halende zulümlerine devam ediyorlar. Bölge ülkelerinin yöneticileri bu soykırım karşısında, iktidarlarını koruyabilmek uğruna tepkilerini kınamalar şeklinde geçiştiriyorlar. Bu ülkelerin halkları yapılan zulme karşılar, ama onları dinleyen kim? Bütün dünya halkları ABD ve İsrail’in hiçbir yasa tanımayan birer zalim olduklarını biliyorlar. Bu ahlaksız ikili ağlarına şimdi de İran’ı
düşürmeye çalışıyorlar. Arkalarına İngiltere, Fransa ve Almanya’yı da almış durumdalar. Önce başörtüsü
adı altında kadınlardan bir muhalefet geliştirdiler.
Sonra bu muhalefete toplumun diğer kesimlerinden kimseleri de kattılar, ABD ve İsrail okulları, hastaneleri, yerleşim bölgelerini bombalıyor, yüzlerce kişiyi öldürüyor, buna rağmen insan hakları savunucusu olduğunu iddia eden muhalefet İsrail ve ABD bayrakları arasında yarı çıplak dans ediyorlar.
86 kız öğrenci topluca öldürülüyor bunlarda çıt yok. Bunlar düpedüz bir vatan hainidir. Mevcut yönetime
karşı olmak, vatanını güle oynaya siyonizme peşkeş çekmeyi gerektirmez. Türkiye dahil bazı kesimlerde
ise, İran yönetiminin Şii mezhebinden olması eleştiriliyor ve ABD ve siyonistlerden yana utangaç
bir tavır takılınıyor. Bu eleştiride bulunan hanımlar, beyler sanki İslamı ve Sünni mezhebinin dediklerini
yaşıyorlarmış gibi, Şii mezhebine karşı çıkıyorlar.
Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi “ Hadi ordan! Hadi ordan!” Şiilerle birlikte Peygamberimiz
aynı, kitabımız aynı, kıblemiz aynı! Şiilerde Müslüman ve bizim kardeşimizdirler. Kimse gizlediği siyonistliğini mezhepler arkasına saklamasın. Ayrıca İran topraklarında İran vatandaşı olarak yaşayan çok
sayıda Türk nüfusu var. İran düşerse (Düşmesi imkansız) bu iki pezevenkin gözlerini bize dikeceği, herkesin dillendirdiği bir gerçek. Müslümanların utanması gereken, bu iki ahlaksızın bize ahlak dersi vermeye kalkması, demokrasi, özgürlük, ekmek gibi vaadlerle Müslüman halklarımızı kandırabilmeleri ve İslamiyetten uzaklaştırabilmeleridir.
Yorumlar
Kalan Karakter: