Denetimsizlik başı boşluğu doğurur
Denetimsizlik süre içerisinde denetim yasalarını ortadan kaldırır. Denetimin ortadan kalkması ise
ülkedeki sorunlar etkin çevrelerin, emperyalizmin menfaatleri doğrultusunda yürütülüyorsa, işler kıvamındadır demektir.
Denetime ve müdahaleye gerek yoktur.Türkiye tek partili döneminde totaliter bir yapıya dönüşmeye başladı. İktidarı elinde bulunduran CHP,herhangi bir muhalefet olmadan ülkeyi işine gelecek şekilde
yönetmeye başladı. İktidarın valileri günümüzü anımsatacak şekilde CHP’nin il başkanları gibi çalıştılar. Memlekette tam bir parti diktatörlüğü oluşturuldu. Kürtlerin, dindarların, azınlıkların, köylülerin sorunları araştırılarak çözmek yerine, onları yok ederek sorunları çözme yolu benimsendi. İnönü, tek parti iktidarının gelecekte bir felaket olacağını gördüğü için, çok partili rejimden yana olmuştur.
Çok partili rejim ise, tek partili rejimin biraz daha yumuşatılmışı olarak ortaya sürülmüştür. Çünkü cılız bir demokraside CHP ile aynı düşüncede olan ordu, ülkenin tek sahibiydi. İktidara kim gelirse gelsin, askerin dediklerini aşamazdı. Kendileri ise NATO ittifaki içerisinde ABD’nin emrindeydi. NATO ile birlikte ülkede her 10 yılda bir darbe yapmaya alışmıştılar. NATO ülkede anti-Amerikancı bir gençlik ister mi? İstemez. Amerika’nın istemediğini bizimkiler ister mi? İsteyemez. CIA, MİT, Kontrgerilla gibi örgütler vasıtasıyla, Türkiye’de gençleri kamplara bölüp birbirleri ile çatıştırdılar. Daha ilkokul çağındayken bizi milli ve manevi eğitimden geçirmesi gereken devlet, bize ABD propagandası yaptırdı. ABD’nin sütüyle çocuk yaşta bizi kandırmak istediler. Kenedi öldürüldü diye, peşinden babamız ölmüş gibi bizi ağlatan bir devlet, elbette suçludur…
Devlet, gençliği kendine düşman gördü. Gençlere karşı sadece polis gücünü kullanmaktan başka bir şey yapmadı. Türkiye’de gençlik bilinçli olarak sahipsiz ve birbirine zıt kutuplar haline getirildi. Daha sonra 12 Eylül askeri darbesinde, gençliği darbe yapmak için yem olarak kullandılar. Ankara Sıkıyönetim Başsavcısı Nurettin Soyer’e cezaevinden yazılan bir mektupta işi karıştıranın ABD olduğu, Türk gençliğinin sağcısının da, solcusunun da masum olduğu anlatılmıştır.
Nurettin Soyer cevabında,”Akıllı olsaydınız ABD’nin oyununa düşmeseydiniz” diyor. Demekki ABD oyununu kabul ediyor, oyuna düşmeseydiniz diyor. Sen devlet olarak gençlerine sahip çıkmayacaksın. Bile bile ABD’nin senin gençlerine hazırladığı tuzaklara ses çıkartmayacaksın.
Geride halen onarılamayan acılar bırakacaksın. Geberip gittiniz. Allah’a (cc) girdiğiniz kul haklarından dolayı cevap verin şimdi. Şimdilerde çocuk yaştakiler silahlı eylemlere alıştırılıyor. Devlet ve aileler yeni farkındalar.
Yorumlar
Kalan Karakter: