Daralan Çember: ABD-İran Savaşı ve Olası Senaryolar
İran’da çember kapanıyor. İçeride kırılganlaşan İslami rejim, dışarıdan gelen askeri baskıyla ilk kez bu ölçekte karşı karşıya. ABD ve İsrail’in son haftalarda yoğunlaşan hava saldırıları, çatışmanın artık örtülü değil açık bir savaşa dönüştüğünü gösteriyor.
Gerilim artık gizli değil
Asıl soru artık net: Bu savaş nereye evrilecek?
İran, tarih boyunca sayısız işgal ve saldırıya direndi. Ancak bugün karşı karşıya olduğu tablo, modern tarihinde benzeri az görülmüş bir askeri baskıyı işaret ediyor.
ABD ve İsrail’in yoğunlaşan saldırılarına İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef alarak ve enerji hatlarını tehdit ederek karşılık vermesi, çatışmayı hızla bölgesel bir krize dönüştürdü.
Gelinen noktada savaşın önünde üç olası yol var.
İlk senaryo en tanıdık olanı: uzun bir yıpratma savaşı.
ABD ve İsrail havadan vurur, İran ise füzeleri ve bölgedeki vekil güçleriyle karşılık verir.
Bu tablo, aylar hatta yıllar sürecek bir çıkmaz anlamına gelir.
İkinci senaryo en riskli olanı: rejimi devirmeye yönelik karadan bir askeri müdahale...
Ancak İran, işgali kolay bir ülke değil. Geniş coğrafyası, sert arazi yapısı ve milyonları bulan nüfusu, olası bir kara harekâtını kısa sürede bir bataklığa çevirebilir.
Tarih bize şunu söylüyor: Büyük güçler bu tür savaşlara kolay girer, ama çıkmakta zorlanır.
Üçüncü senaryo içeriden çöküş.
İran’da sokaklar yıllardır öfkeli. Özellikle kadın hakları ve özgürlük talepleri etrafında büyüyen protestolar, rejimin altındaki toplumsal zeminin çatladığını gösteriyor.
Ancak bu öfke tek başına yeterli değil. Çünkü karşısında dünyanın en sert güvenlik aygıtlarından biri duruyor.
Devrim Muhafızları ayakta kaldığı sürece, bu rejim sokakta değil, ancak başka bir güçle yıkılabilir.
Savaşın Uzunluğu ve Küresel Etkileri
Bu savaşın sonucu sadece cephede değil, küresel ekonomide belirlenecek.
Kara harekâtı, çatışmanın en riskli eşiği. İran’a giren bir güç hızlı zafer değil, uzun ve maliyetli bir savaşla karşılaşır.
Asıl kırılma ise enerjide yaşanır. Petrol fiyatları yükseliyor, piyasalardaki tedirginlik büyüyor. Bu savaşın kısa sürmeyeceği artık açık.
“Birkaç haftada biter” denilen Rusya-Ukrayna Savaşı nasıl yıllara yayıldıysa, bu savaş da benzer bir çıkmaza sürüklenebilir.
Hürmüz Boğazı açılmazsa oyun değişir. Küresel ekonomi kilitlenir, enflasyon patlar.
Ve bu dalga en çok da ABD’yi vurur.
Kazananı Olmayan Savaş
Gerçek şu: İran’daki rejim içeriden kolay kolay yıkılmaz.
Onu devirebilecek tek güç, dışarıdan gelecek bir askeri müdahaledir.
Ama o müdahalenin bedeli sadece İran olmaz.
Orta Doğu sarsılır, küresel ekonomi kırılır.
Bu yüzden mesele rejimin kaderi değil, dünyanın ne kadar istikrarsızlaşacağıdır.
Çünkü bazı savaşların kazananı olmaz.
Sadece kaybedenleri olur.
İran’da başlayan bu süreç, işte tam olarak böyle bir felaketin habercisi olabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: