Kars’ta beyaza bürünen caddelerde atılan her adım, geçmişten bugüne taşınan bir hatırayı da beraberinde getiriyor.
Karın sessizliği sokaklara çökerken, Kars’ta kış bir başka yaşanıyor. Ayazın keskinliği nefesleri buharlaştırsa da yüreklerdeki sıcaklık hiç eksilmiyor. Beyaza bürünen caddelerde atılan her adım, geçmişten bugüne taşınan bir hatırayı da beraberinde getiriyor. Yan yana yürüyen iki dostun sohbeti, karın altında bile şehrin nabzını tutuyor.
Kars’ta kış; yalnızca soğuğun, karın ve ayazın adı değil. Bu mevsim, kapı önlerinde verilen selamların, yol üstünde ayaküstü edilen muhabbetlerin, “üşüdün mü?” diye sorulan içten soruların mevsimi. Sokak lambalarının altında ağır ağır yağan kar, sanki şehrin belleğine yeni bir sayfa ekliyor. Her adımda geçmiş günler anılıyor; eski kışlar, uzun geceler, paylaşılan ekmekler ve soba başı sohbetleri yeniden dile geliyor.
Ayaz sert, rüzgâr keskin olsa da Karslı için kış bir sabır imtihanı değil; dayanışmanın kendisi. Bir bardak çayın buharında ısınan eller, bir selamla yumuşayan yüzler, kışın soğuğunu kıran en güçlü cevap oluyor. Kar taneleri omuzlara düşerken, sohbetler derinleşiyor; şehir susuyor ama insanlar konuşuyor.
Bu yüzden Kars’ta kış, yalnızca takvimde bir mevsim değildir. Kış; hatırlamanın, paylaşmanın ve birlikte ayakta
Yorumlar
Kalan Karakter: