Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, ocak ve şubat aylarında kar şeklinde ve düşük yoğunlukta gerçekleşen yağışların toprağa sızarak yeraltı su kaynaklarını beslediğini, bu sayede 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını söyledi.
Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle belirgin şekilde su kaybı yaşarken, yağış rejimindeki düzensizlikler ve özellikle kış aylarında kar yağışının azalması göl seviyesinde ciddi çekilmelere neden olmuştu.
Son olarak 2025 yılında da yeterli düzeyde yağış alınamaması, hem yüzey sularını hem de yeraltı su rezervlerini olumsuz etkilemişti. Ancak 2026 yılının ocak ayı itibarıyla rekor seviyede etkili olan ve uzun süreli devam eden yoğun kar yağışı, toprağın suyla buluşmasını sağlayarak yüzey akışını artırdı, yeraltı su kaynaklarını besledi ve havza genelinde su bilançosuna olumlu katkı sundu.
İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını belirtti. Yağışların bahar aylarına kadar devam etmesi halinde su bilançosunun daha da güçleneceğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, "Şunu rahatlıkla diyebiliriz,
2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu su büyük ölçüde karşılandı. Çünkü bu düşen yağış hem kar şeklinde olması hem de sağanaklar değil, daha düşük bir yoğunlukta yere düşmesi nedeniyle toprakla buluşmasını, zemine sızmasını sağladı. Yeraltı su kaynakları bundan beslendi. Bu özellikle bizim beklediğimiz; esasında mart, nisan ve son yıllarda mayısa da kayan yağışlarla da birleşirse ki uzun yıllık veriler bize bu aylarda da yağışların gerçekleşeceğini gösteriyor; bunlarla birleşirse havza gerçekten 2026 yılının ihtiyaç duyduğu yağışı karşılamış oluyor" dedi.
"2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak"
İhtiyarşahap Dağları ile kuzey, doğu ve batıdaki dağlık alanlara düşen yağışların Van Gölü'nü büyük ölçüde etkilemediğini dile getiren Alaeddinoğlu, "Daha çok doğuya düşen yağışlar Van Gölü'nü ve diğer gölleri besliyor. Çünkü göller de akarsular da büyük ölçüde doğuya yönelik ve doğudan gelen yağışların ortaya çıkardığı hem yüzey akışı hem yeraltı suları hem de yeraltından kaynaklar şeklinde havzayı besleyen yağışlarla bizim en çok ilgilendiğimiz alan burasıdır.
Çünkü burası hem nüfusun en yoğun yaşadığı yer hem uzun yıllık verilerde yağışın en az düştüğü alan hem de tarımsal faaliyetin gerçekleştirildiği alandır. Bu yıl yağışın buraya düşmesi şüphesiz havza açısından çok değerli ve önemli. Bu muhtemelen 2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak. Yani hem çiftçinin hem de içme suyunun büyük ölçüde karşılanacağı bir yıl olacaktır" diye konuştu.
"Geleceği planlarken sadece 2026'yı düşünmemeliyiz"
Sadece 2026'nın düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Alaeddinoğlu; 2030, 2050 ve 2100 yıllarının da planlanması gerektiğini belirtti. Havzanın kapalı bir havza olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, "Havzanın tamamının geleceğine ilişkin su bilançosu ne olacak? Havzaya düşen su; havzanın içme, kullanma ve tarımsal su ihtiyacını hangi ölçüde karşılayacak?
Bu bilgilere sahip olmamız lazım. Bizim ısrarla yıllardır ifade ettiğimiz, havzada bir su yönetimi oluşturulmasıdır. Kimin ne ekeceği üzerinden, şehrin ne kadar içme suyuna ihtiyaç duyduğu sorularının tamamına açıklık getirecek bir yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması gerekiyor" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: