Kars’ta 2026 yılının Şubat ayında toplamda 55 bin 158 araçtan, 21.546 adet traktör olması şehrin temel geçim kaynağının tarıma dayalı hayvancılık gerçeğini öne çıkardığı gibi, olumsuz etkilerini de gözler önüne seriyor.
Kars köylüsünün sıfır traktörleri tercih etmesi ve bu traktörlerin yıl boyu sadede ve sadece 2 ay çalışıp 10 ay atıl vaziyette kalması, şehir ekonomisi için büyük bir zarar olarak ortaya çıkıyor. Kars’ın mevut 382 köyünde ve 8 ilçe merkezindeki her hanede bir veya iki traktör bulunuyor. Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılığın yanı sıra birazda turizm olan Kars’ta, 21.546 traktörün toplam iş gücüne katkısının araştırılması gerekiyor.
“Benim de kapımda bir traktörüm olsun, komşumun var benin de olsun veya komşum veya akrabam sıfır traktör aldı, ben de alayım” diye varını yoğunu satıp kredi ile alınan traktörler, aslında aile ekonomisine büyük darbe vuruyor.
Aynı zamanda Kars’ın tüm köylerinde gençler, köydeki işlerini beğenmeyip büyük şehirlerde karın tokluğuna çalışıyor. Köylerde tarlalarda çalışamayan, hayvanlara bakamayan ve traktörleri kullanamayan yaşlılar, traktörlerinin kapılarında çürümelerini seyre dalıyor.
Devletin verdiği mazot desteği ile biraz olsun nefes alan traktör sahipleri, her geçen gün artan mazot fiyatları nedeniyle traktörlerini çalıştıramayacak hale geldiği Kars’ta, köylünün geliri traktör kredilerine gidiyor.
Oysa Batı’da yaşamın daha da zorlaşması, İstanbul’un yaşanamaz hale gelmesi, Amerika ve İsrail’in Ortadoğu’ya saldırıları ve Rusya - Ukrayna savaşı ile son yıllarda artarak devam eden doğal felaketlerin, Kars’tan göçen gençlerin bir an önce doğdukları topraklara dönmelerini gerektiriyor.
Gençlerin köylerini terk etmesi nedeniyle harabeye dönen 382 köyde yeniden çalıştırılacak olan 21.546 traktör, Kars’ı cazibe merkezi halinle getirebilir. Böylece köyler yaşlılara kalmaz, üretim artar, yerlerini yurtlarını terk edip hem göçtüğü yerleri bozan, hem de kendini bozan Kars gençliği köylerine geri döner. Böylece kendi kadim kültürünü yaşatır ve geliştirir. Köylerde kalan yaşlı dede, nine, baba ve anneler de evlat hasretiyle kavrulmaz. Büyük şehirlere göçen gençler kendi ailelerini kendi topraklarında kendi kültürleriyle kurar. Çünkü İstanbul’da kurulan yuvanın ne İstanbul’a, ne de Kars’a bir faydası olmadığı gibi her anlamda kültürel yozlaşma oluşmaz. Kısacası Kars’ta terinse göçün bir an önce gerçekleşmesi, bu yönde farkındalık oluşturulması büyük önem taşıyor. Bu nedenle Kars’ın yöneten atanmış ve seçilmiş otoritelerin bu soruna eğilmeleri gerekiyor. Sadece Kars’ın sorunu olmayan bu durum tüm ülkenin başlıca sorunu olarak karşımızda duruyor.
Öte yandan Afgan Çobanlar da Kars’ın içler acısı halini ortaya koyuyor. Gençler kendi hayvanlarına bakmıyor. Kızlar köylere gelin gitmek, inek sağmak, peynir yapmak, kendi tarlalarında ürettikleri buğdaydan ekmek yapmak, kendi tavuklarında yumurta almak istemiyor. Köyde biraz hayvanı olan gençler şehirde çalışıp aldıkları maaşları Afgan çobanlara maaş olarak verdiği gibi evlerini ve ailelerini de onlara emanet ediyorlar.
Eli kolu iş tutar olan, kendi tarla ve ahırlarında çalışmayan onbinlerce delikanlı da şehir merkezinde kafeleri dolduruyor. Kendi sigaralarını dahi almayan, en pahalı telefonları kullanan, en kaliteli sigara ve içkileri içen gençler, baba parası yemeğe devam ediyor. Bu gençler traktörlerine binip ekin ekmiyor, tarla sulamıyor, ekmiyor ve biçmiyor.
Kısacası 2026 yılının geride bıraktığımız Şubat ayında toplamda 21.546 adet traktörünün binlerce avare genin bilek gücü ile birleşmesi durumunda ortaya çıkacak ekonomik ziyadeyi her kesin düşünün harekete geçmesi elzem hale geldi…
Yorumlar
Kalan Karakter: