DEM Parti Grup Başkanvekili Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, seçim bölgesi Kars’ta düzenlediği basın toplantısında, barış süreci ile ilgili açıklamada bulundu.
DEM Parti Kars İl Eşbaşkanları Arzu Savaş Derman ve Ramazan Erkmen ile birlikte gazetecilere açıklama yapan Koçyiğit: “Bugün barış konusunda frene basılacak zaman değildir. Bugün hep beraber gaza basmaya, hep beraber barışı ilerletmeye, hep beraber gerçek barışımızı inşa etmeye ihtiyacımız olan bir zaman dilimindeyiz.” dedi.
Ortadoğu’da bölgesel bir savaşın yaşandığına dikkat çeken Koçyiğit, Türkiye'nin bu gerçekten yola çıkarak kendi iç barışını tahkim etme, toplumsal barışını sağlama ve Kürt sorununu demokratik yollarla çözmek gibi bir anlayışının olması gerektiğini söyledi.
DEM Parti Grup Başkanvekili ve DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Bugün büyük bir bölgesel savaşın başladığını görüyoruz. Lübnan'dan tutalım İran'a kadar bütün Orta Doğu yangın yeridir. Halkları birbirine kırdırmaya çalışan, inançları birbirine kırdırmaya çalışan, toplumları birbirine kırdırmaya çalışan emperyalist bir sistem ve bu yönde bir müdahale var. Bugün ABD ve İsrail Orta Doğu'yu yeniden dizayn etmek istemektedir. Uluslararası güçler Orta Doğu'yu yeniden dizayn etmek istemektedir. Ve bu dizaynın içerisinde halklara yer yoktur. Demokrasiye yer yoktur. Emekçiye, kadına, gence yer yoktur. Tek bir çıkar vardır. Tek bir amaç vardır. O da enerjiyi kontrol etmek, enerji geçiş hatlarını kontrol etmek ve kendilerine bağlı yönetimler oluşturmaktır. Bunu bütün dünya ve bütün Orta Doğu halkları biliyor.
Fakat bu gerçeğe rağmen hali hazırda Türkiye'nin bu gerçekten yola çıkarak kendi iç barışını tahkim etme, kendi iç barışını, toplumsal barışını sağlama Kürt sorununu demokratik yollarla çözme, Kürt sorununu ilerletme, Kürt sorununda yol almak gibi bir anlayışın olması gerekiyor. Eş Genel Başkanlarımız her gün kürsüye çıktıklarında, parti sözcülerimiz bizler de bunu ifade ediyoruz.
Sayın Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları da ifade etti. Bugün barış konusunda frene basılacak zaman değildir. Bugün hep beraber gaza basmaya, hep beraber barışı ilerletmeye, hep beraber gerçek barışımızı inşa etmeye ihtiyacımız olan bir zaman dilimindeyiz.
Bütün bu yangından, bütün bu altüst oluştan, bütün bu kaostan, bütün bu bölgesel dizayndan sağ salim çıkmanın yolu kendi iç barışımızı sağlamak, Kürt sorununun demokratik yollarla çözmek olduğunu söyledik. Bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz. O nedenle bugün Kars'tan da çağrı yapıyoruz. Bunu sağlamanın ilk yollarından birisi, hiçbir şey yapmadan atılacak adımları gerçekleştirmektir.
Hiçbir yasa yapmadan, hiçbir yönetmelik çıkarmadan, hiçbir değişiklik yapmadan yapılacak şeyler var. Örneğin kayyumların süresi uzatılmadığında bütün bir kayyumlar iade edilmiş bitmiş olacak. Bu kadar basit.
Sayın Devlet Bahçeli'nin onlarca defa çağrı yaptığı ‘Ahmetler Makam'a’ sözünün gerçekleşmesinin önünde hiçbir engel olmadığını ifade etmemiz gerekiyor.
Bugün sadece Ahmet'lerin değil kayyumlarla gasp edilen bütün belediyelerin halka ve seçilmiş iradeye iade edilmesinin önünde hiçbir engel yoktur. Bugün Sayın Demirtaş'ın, Sayın Figen Yüksektağ'ın, Sayın Kavala'nın, Sayın Can Atalay'ı serbest bırakmak için onları cezaevinden çıkarmak için hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. Hukukun gereğini yapmak, yasanın gereğini yapmak AYM kararlarını uygulamak bu konuda yeterli olacaktır.
Ve bütün bunlar yapıldığında işte o zaman hepimiz gerçekten herkes, halk özellikle de halkımız bu sürece daha fazla güven duyacak. Bu sürecin etrafında daha fazla kenetlenecek ve bu sürecin hepimizin süreci hepimizi özgürleştirecek, hepimizi demokrasiye ulaştıracak, hepimizin barışının inşasına giden yolu büyüten bir süreç olduğunu da görecek ve buna göre de tutum alacaktır. Bugün halkların günlerdir her fırsatta sorduğu soru: 'Peki, vekilim barış nasıl ilerleyecek?' diyorlar.
Ama bu barışın gerçekten ilerletecek bir pratiğe sahip değiller. İktidara dair, iktidarın pratiklerine dair derin bir güvensizlik hakim. Bunu söylememiz gerekiyor. Bu bizim boynumuzun borcu. Bunu söylediğimiz için de süreç karşıtı bir yere partimizin ve parti sözcülerimizin konumlandırmasını da kabul etmiyoruz. Biz realiteyi söylüyoruz. Biz halkın dile getirdiklerini söylüyoruz ve bu konuda bir an önce adım atılmasını, bütün bu güvensizliğin aşılması gerektiğini de ifade ediyoruz.”
Toplantı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: