Bu yıl ülke genelinde düşen yağış miktarı azımsanmayacak düzeyde olmasına rağmen kuraklık riskinin devam etmesi dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bunun temel nedeni, içilebilir ve kullanılabilir su miktarındaki azalma nedeniyle yeraltı sularına yönelimin artması.
Dünya genelinde yeraltı sularının yoğun kullanımı sonucu su seviyesi ortalama 31-32 metre kadar düşmüş durumda. Artezyen kuyularının kuruması veya su kapasitelerinin azalması bu düşüşün en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeraltı su seviyesindeki gerilemeye verilebilecek en çarpıcı örneklerden biri Konya Ovası’nda oluşan obruklar olarak gösteriliyor.
Ani ve yoğun yağışlar erozyonu artırıyor
Günümüzde metrekareye düşen yağış miktarının kısa sürede ve yoğun şekilde gerçekleşmesi, suyun toprağa süzülmeden yüzey akışına geçmesine neden oluyor. Coğrafi eğime bağlı olarak hızla akışa geçen sular; dereler, akarsular ve nehirler aracılığıyla barajlara, göllere ve denizlere ulaşıyor. Bu süreçte toprağın tarım açısından en verimli üst tabakası taşınarak erozyona yol açarken, su kaynaklarında da kirlilik artıyor.
Benzer bir durumun kar erimelerinde de yaşandığı belirtiliyor. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde son 10 yılın en yoğun kar yağışının görüldüğü ifade edilirken, hava sıcaklıklarının ani yükselmesi kar kütlelerinin kısa sürede erimesine neden oluyor. Bu durum hem sel riskini artırıyor hem de yeraltı su kaynaklarının yeterince beslenmesini engelliyor.
Yavaş erime yeraltı sularını besliyor
Uzmanlara göre karın yavaş ve dengeli şekilde erimesi, kar ve yağmur sularının toprak tarafından emilerek alt katmanlara iletilmesini sağlıyor. Böylece yeraltı sularının zenginleşmesine katkı sunuluyor. Ancak hızlı erime durumunda bu doğal beslenme süreci gerçekleşemiyor.
Yeraltı su seviyesindeki düşüş nedeniyle birçok dere, akarsu, doğal kaynak suyu, çay ve gölet ya kurudu ya da kurumaya yüz tuttu. Arpaçay’daki Kuyucuk Gölü tamamen kururken, Türkiye’nin önemli tatlı su kaynaklarından Beyşehir Gölü de risk altında bulunuyor.
“Kar erime hızının tespiti” çalışması başlatıldı
Bu kapsamda Kafkas Üniversitesi kampüs alanında, Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri, Bölüm Başkanı Mehmet Ali Kırpık öncülüğünde “Kar Erime Hızının Tespiti” konulu bir çalışma başlattı.
Kar erime dönemi boyunca 10 günlük veriler toplanacak. Elde edilen veriler üzerinden yapılacak hesaplamaların ardından çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak.
Bilimsel veriler ışığında ortaya konulacak sonuçların, hem bölgesel su yönetimi politikalarına hem de kuraklıkla mücadele stratejilerine katkı sağlaması bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: